Gündem

Adım Adım 30 Ağustos

Türk ordusu "bitti" demeden bitmeyecekti "Ya istiklal, ya ölüm" parolasıyla başlayan Büyük Taarruz'a giden süreci, aylar süren hazırlıkları, taarruzun kritik anlarını ve Kocatepe'den İzmir'e uzanan zafer yolunu hazırladığımız interaktiften adım adım keşfedebilirsiniz.

26 Ağustos 2026 6 dk okuma 1 0
Adım Adım 30 Ağustos

Türk ordusu "bitti" demeden bitmeyecekti... "Ya istiklal, ya ölüm" denilerek çıkılan yolda, Yunan ordusu büyük bir hezimete uğratıldı. 104 yıl önce bugün kazanılan zaferle bir millet küllerinden yeniden doğdu, Anadolu'nun işgal edilemeyeceği tüm dünyaya gösterildi.

Birinci Dünya Savaşı sonrası İtilaf Devletleri Anadolu’yu işgal ediyordu. İstanbul, Adana, Urfa, Maraş, Samsun... Düşman devletlerinin orduları birçok şehre yerleşmişti.

1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılmasından sonra işgal güçleri baskıcı politikalarını yoğunlaştırdı. Türk milleti tüm bu baskılara karşı yeniden ayağa kalkmak için adım adım ilerledi.

Bir yıl sonra büyük bir zafer kazanıldı. Sakarya'da 22 gün 22 gece süren savaşta, Türk ulusu kanla, ateşle, süngüyle zafere doğru yürüdü. İki tarafın da çok ağır kayıplar verdiği Sakarya Meydan Muharebesi, Kurtuluş Savaşı’nın dönüm noktalarından biriydi. Tarihin en kanlı savaşlarından olan muharebede binlerce asker şehit oldu.

Sakarya’daki kanlı çarpışmaların ardından durdurulan düşman ordusunu tamamen yurttan atmak için hazırlıklar başladı. Ancak Sakarya’dan çekilen Yunan ordusu Türk ordusunun 2 katıydı…

Sakarya Zaferi’nden sonra 100 bin olan asker sayısı 200 bine çıkarıldı. Tüfek, makineli tüfek ve top sayıları da bir bir artırıldı. Ancak silah açısından Yunan kuvvetleri üstünlüğünü koruyordu.

Dünya kamuoyu Türk ordusunun taarruz kabiliyeti olmadığını ve başarı sağlayamayacağını sanıyordu. Ancak yanılıyorlardı. Türk ordusu moral bakımından çok üstündü, 10 aylık aralıksız çalışma sonucu eğitim yönünden çok ilerledi. “4-5 ayda anca geçilir” denilen yerler saatler içerisinde geçilecekti…

Kazanılan bu zaferden sonra, Türk milletinin orduya güveni ve geleceğe ümidi arttı. Yunan ordusu, çok kayıp verdiği için savaş gücü azaldı. Aynı zamanda, İtilaf Devletleri’nin Yunanlılara güveni azaldı.

Bunun için ordunun önce taarruza hazırlanması gerekiyordu. Ayrıca, sadece ordunun değil, Meclis ve millet de savaş psikolojisine hazırlanmalıydı. 1919’dan itibaren kurtuluş mücadelesine karşı çıkarılmış 18 ayaklanma bastırılmıştı.

Meclis’te bazı milletvekilleri de ordunun böylesine büyük bir taarruzu gerçekleştiremeyeceğini söyleyerek duruma karşı çıkıyordu…

Türk milleti varını yoğunu feda ederek taarruz hazırlıklarına devam etti. İlkbaharda beklenen taarruz planı ertelendi, eksikliklerin giderilmesi için büyük çaba sarf edildi.

Hazırlık sürecinde eğitime de büyük önem verildi, ordunun muharebe niteliği artırıldı. Sık sık tatbikatlar düzenlendi.

Birlik intikalleri tamamen gece yapıldı, örtülü yerlerde dinlenildi, hiçbir yerde yürüyüş izi bırakılmadı. Düşmanı aldatmak için bazı birlikler güneyden kuzeye intikal ettirildi. Birliklerin yer değiştirdiği belli olmasın diye yerlerine yenileri getirildi.

Ankara hükümetinin taarruz konusunda kararsızlık içinde olduğu söylentileri yayıldı. Anadolu’da isyan ve karışıklık var haberleri çıkarıldı. Anadolu’nun dış dünya ile muhabere ve ulaştırma irtibatı kesildi.

Basına 20 Ağustos 1922’de Çankaya Köşkü’nde bir çay ziyafeti verileceğinin haberi yansıdı. Herkes Mustafa Kemal Paşa’nın çay partisi vermesini beklerken o çoktan Büyük Taarruz’u başlatmak için Ankara’dan ayrılmıştı. 20’sinden önce de bu çay partisi iptal edilmişti.

Ve o büyük gün geldi… Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, gizli bir hazırlığın ardından 26 Ağustos 1922'de Büyük Taarruz'u başlattı.

Afyon güneyinde hareketliliğin arttığı bir gündü. 1. Kolordu 15. Tümeni, Deresinek’ten hareket ederek Selevir-Bulanık bölgesine doğru yola çıktı.

Genelkurmay Karargahı Akşehir’e gelerek görevini sürdürdü. Mustafa Kemal Paşa ordunun gerek duyduğu cephane ve donanım konusunda son ikmal hazırlıklarını yaptı.

Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, herkes tarafından Ankara’da sanılırken gizlice Akşehir’deki Batı Cephesi Karargahı’na geldi.

Mustafa Kemal Paşa, Akşehir’deki karargahta Batı Cephesi komutanı İsmet Paşa, Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa, I. Ordu Komutanı Nurettin Paşa ve II. Ordu Komutanı Yakup Şevki Paşa’yla bir araya geldi. Harita üzerinde paşalara Büyük Taarruz planını anlattı ve kesin saldırı emrini verdi.

Büyük Taarruz için son hazırlıklar tamamlandı. Başkomutanlık Karargahı ile Batı Cephesi Karargahı Akşehir’den Afyon’un güneyindeki Şuhut kasabasına taşındı.

Başkomutanlık ve Batı Cephesi karargahları Kocatepe’nin güneybatısındaki Çadırlı Ordugaha nakledildi.

Kimi yerlerde düşman birliklerine 400 metre kadar yaklaşan askerler, Büyük Taarruz için Mustafa Kemal Paşa’nın emrini beklemeye başladı.

Ve işte Türk milletinin kaderini değiştirecek taarruzun başladığı o gün...

Başkomutan Mustafa Kemal, sabah saatlerinde Genelkurmay Başkanı Fevzi Paşa, Batı Cephesi Komutanı İsmet Paşa ile muharebeyi yönetmek üzere Afyonkarahisar sınırlarında kalan Kocatepe'de yerini aldı. Ardından saldırı emrini verdi.

Büyük Taarruz sabah saat 05.30’da topçu ateşiyle başladı. Türk askeri, sabahın ilk ışıklarıyla hücuma geçip Tınaztepe'yi ele geçirdi ve Belentepe ile Kalecik Sivrisi'nden düşmanı uzaklaştırdı.

Taarruzun ilk gününde 1. Ordu birlikleri, Büyük Kaleciktepe ile Çiğiltepe arasında 15 kilometrelik alanda, düşmanın birinci hat mevzilerini ele geçirdi. 5. Süvari Kolordusu, düşman gerilerindeki ulaştırma kollarına başarılı taarruzlarda bulundu, 2. Ordu ise cephede tespit görevini aksatmadan sürdürdü.

Afyonkarahisar, 8'inci Tümen tarafından düşman işgalinden kurtarıldı.

28 Ağustos. Başkomutanlık Karargahı ve Batı Cephesi Karargahı Afyon’a taşındı. Başkomutan Mustafa Kemal Paşa da Afyon’a geldi. Türk ordusu güneyden ve doğudan ilerleyerek Yunan kuvvetlerini birbirinden ayırdı.

29 Ağustos. Şiddetli çarpışmalar gün boyu devam etti. Yunan ordusu iyice dağıldı. Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, durum değerlendirmesi yaptı. Paşalar, zafer için muharebenin bir an önce bitirilmesine karar verdi.

ALLIÖRENKEÇİLERKIZILTAŞ DERESİBAŞKOMUTANLIKMEYDAN MUHAREBESİBaşkomutan Mustafa Kemal Paşa, Türk ordusunun Kurtuluş Savaşı'nda kazandığı en önemli zaferin arifesinde, 30 Ağustos sabahında şimdi belde olan Kütahya'nın Altıntaş ilçesine bağlı Zafertepe Çalköy'de birliklere taarruz emrini verdi.

O'nun bizzat yönettiği Dumlupınar'daki meydan muharebesinde kahraman Mehmetçik, Yunan birliklerini Allıören, Keçiler, Kızıltaş deresi yolunun iki yanında tamamen sarıp imha etti. Kızıltaş deresi bölgesinde açık kalan alandan bazı Yunan birlikleri, General Trikopis, General Diyenis ve birçok Yunan komutanı kaçtı.

Yunan ordusu büyük hezimete uğradı. Sağ kalan düşman askerlerinin bir kısmı teslim oldu, diğerleri ise İzmir yönüne doğru kaçmaya başladı.

Türk ordusunun zaferiyle sonuçlanan Büyük Taarruz’un son safhası tarihe “Başkomutanlık Meydan Muharebesi” olarak geçti. Bu zaferin ardından Başkomutan Mustafa Kemal Paşa, 1 Eylül'de Dumlupınar'da, Batı Cephesi'ndeki tüm subay ve erlere okunmak üzere bildiri yayımladı.

''Türkiye Büyük Millet Meclisi Orduları, Afyonkarahisar-Dumlupınar Büyük Meydan Muharebesi'nde, zalim ve mağrur bir ordunun temel varlığını inanılmayacak kadar az bir zamanda yok ettiniz. Büyük ve seçkin ulusumuzun fedakarlıklarına layık olduğunuzu kanıtladınız. Sahibimiz olan büyük Türk ulusu, geleceğine güvenmekte haklıdır. Savaş alanlarındaki başarı ve fedakarlıklarınızı yakından görüp izliyorum. Ulusumuzun size olan övgülerinin iletilmesine aracılık etme görevinin arkasını bırakmayacak, sürekli olarak yerine getireceğim. Ödüllendirme için Başkumandanlığa öneride bulunulmasını, Cephe Kumandanlığına buyurdum. Bütün arkadaşlarımın, Anadolu'da daha başka meydan muharebeleri de verileceğini göz önünde bulundurarak ilerlemesini ve herkesin akıl gücünü ve yurtseverliğinin kaynaklarını kullanarak, yarışmayı bütün gücüyle sürdürmesini talep ederim. Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz'dir, ileri!''

27 Ağustos’ta Afyonkarahisar, 30 Ağustos’ta Kütahya, 1 Eylül’de Emet ve Tavşanlı düşman işgalinden kurtarıldı. 9 Eylül’de İzmir’de Yunan ordusunu denize döken Türk ordusu, Mustafa Kemal Paşa’nın emrini büyük bir başarıyla yerine getirdi.

27 AĞUSTOSAFYONKARAHİSAR 30 AĞUSTOSDUMLUPINAR 1 EYLÜLUŞAK 5 EYLÜLALAŞEHİR 8 EYLÜLMANİSA 9 EYLÜLİZMİR ANA KUVVETLER5. SÜVARİ KOLORDUSU 27 AĞUSTOSAFYONKARAHİSARAfyonkarahisar'ın alınmasıyla takip harekâtı batıya yöneldi.

Askeri güçle kabul ettirilmek istenen Sevr Anlaşması, muharebe sahasında yırtılmış oldu.

Yunan ordusu büyük bir hezimet yaşadı ve uzun süre toparlanamayacak şekilde imha edildi. Büyük zafer, Türk topraklarının işgal kuvvetlerinden tamamen temizlenmesini sağladı. “Anadolu işgal edilemez” düşüncesi doğrulandı.

Türk milletinin esir edilemez bir millet olduğu yeniden ispatlandı. Türk’ün büyük devlet adamları ve komutanlar yetiştiren “asker millet” olduğu bir kez daha gözler önüne serildi.

Lozan Barış Anlaşması'nın yapılmasını sağladı. Türkiye Misak-ı Millî'nin coğrafi hedeflerine ulaştı.

Bu interaktif sayfası yapay zeka desteğiyle hazırlanmıştır.

Kaynak: TRT Haber

Bu haberi nasıl buldunuz?

Bültene Abone Ol

Günlük önemli haberleri e-posta ile alın. İstediğiniz zaman aboneliğinizi iptal edebilirsiniz.

Aboneliğinizi istediğiniz zaman iptal edebilirsiniz. Spam göndermeyiz.

Yorumlar (0)

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın!

Yorum Yap