Prestijli Science dergisinde yayımlanan 1960 tarihli makale, kıyamet gününün 13 Kasım 2026 Cuma günü gerçekleşeceğini öngördü.
Avusturya asıllı Amerikalı fizikçi Heinz von Foerster ve Illinois Üniversitesi'nden araştırmacılar tarafından kaleme alınan çalışma, tarihi demografik eğilimleri analiz ederek dünya nüfus artışının hiper-üstel olduğu sonucuna vardı.
Makalede, "Bu tarihte insan nüfusu, son iki bin yıldaki gibi büyümeye devam ederse sonsuzluğa yaklaşacaktır" ifadelerine yer verildi.
Ünlü fizikçi, "Koca-koca torunlarımız açlıktan ölmeyecek, sıkışarak ölecekler" diye yazdı.
Çalışmanın yayımlanması o dönem demograflar arasında tartışmalara yol açtı ancak küresel nüfusa ilişkin öngörüleri 1990'lı yıllara kadar doğru kaldı.
Doğum oranları o tarihten bu yana düştü ve Birleşmiş Milletler Dünya Nüfus Beklentileri'nin son tahminleri, dünya nüfusunun 2084 yılında yaklaşık 10,3 milyara ulaştıktan sonra gerileyeceğini gösteriyor.
Bu değişim, modern ekonomistlerin azalan doğurganlığın topluma aşırı nüfustan daha büyük bir tehdit oluşturabileceği konusunda uyarmasına yol açtı; zira bu durum ekonomik durgunluğa ve sağlık sistemleri üzerinde daha büyük bir yüke neden olabilir.
Soğuk Savaş'ın zirve yaptığı dönemde yayımlanan çalışma, kaynak kıtlığı veya nükleer silahlanma nedeniyle medeniyetin sonunu getirecek bir felaket olasılığına ilişkin kaygıların arttığı bir dönemde ortaya çıktı.
60 yıl sonra, yapay zekanın yeteneklerindeki hızlı artışın ortasında kıyamet uyarıları yeniden dile getiriliyor.
Atom Bilimcileri Bülteni tarafından 1947 yılında kurulan Kıyamet Saati, geçen yılki 89 saniyeden düşerek şu anda gece yarısına 85 saniye kala duruyor.
Dünyanın önde gelen bilim insanları küresel savaş, iklim değişikliği ve kontrolden çıkan yapay zeka tehlikelerine işaret ederken, bu saat gece yarısına şimdiye kadarki en yakın konumunda bulunuyor.
Atom Bilimcileri Bülteni editörü John Mecklin, ocak ayındaki son Kıyamet Saati'nin tanıtımında, "Mevcut rotamız sürdürülemez" dedi.
Mecklin, "Ulusal liderler, özellikle Amerika Birleşik Devletleri, Rusya ve Çin'dekiler, uçurumun kenarından uzaklaşmanın bir yolunu bulmada liderlik etmelidir. Vatandaşlar da bunu yapmaları konusunda ısrarcı olmalıdır" diye ekledi.
Kaynak: TRT Haber

